Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
shopify stats
Avusturya tek başına Türkiye'nin önünü kesemez
AVRUPA
2018-02-08 22:23

Avusturya tek başına Türkiye'nin önünü kesemez

AB ile Türkiye arasında ‘sığınmacı krizinin çözümü’ için 18 Mart 2016’da imzalanan anlaşma, ülkenin Avrupa’dan uzaklaşma sürecinin başlangıcı oldu. Türkiye, sığınmacıların iadesine karşılık kendisine 3 milyar euro ödemeyi vaat eden AB'yi anlaşmaya bağlı kalmamakla; AB ise Türkiye'yi, adil yargılanma hakkı, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ihlal etmekle suçladı. Türkiye, Avrupa’nın en önemli siyasi gücü sayılan Almanya’nın seçim sürecine girmesiyle birlikte, ülkede başat gündem maddesi haline geldi.

Almanya, 16 Nisan’da Türkiye’de gerçekleşen anayasa referandumunun ardından Türkiye karşıtı söylemlerine hız vermiş ve İncirlik Üssü’ndeki askeri varlığını Ürdün’e taşımıştı.

Bu karar, Avrupa – Türkiye krizinin zirvesi gibi görünse de, Türkiye’nin, Rusya’yla S-400 hava savunma sistemi konusunda müzakere yürütmesi gerilimin dozunu iyice yükseltti. Türkiye bu kez de Rusya’dan alacağı S-400’ler yüzünden Batılı ülkelerin bir kez daha hedef tahtasına oturmuş oldu. Türkiye’nin, ‘Batı bloku’nun iki tarihsel yapısı olan AB ve NATO’yla ilişkilerindeki gerilime bir halka daha eklendi; Almanya son olarak Türkiye’nin Avrupa Gümrük Birliği üyeliğinin güncellenmeyeceğini açıkladı. Bütün bu gelişmeler, siyasi, ekonomik ve askeri anlamda Avrasya’ya doğru yönelme emareleri gösteren Türkiye ile Avrupa arasındaki iplerin kopma noktasına gelebileceğine işaret ediyor. Zira, Avrupalı siyasetçilerin Türkiye’nin AB üyeliğine karşıt son açıklamaları da bu ihtimali güçlendirir nitelikte.


Avusturya'da Kurz'un Türkiye'yi hedef alan açıklamaları ve AB'nin Türkiye ile müzakereleri kesmesi yönündeki çağrıları gerilimi tırmandırıyor. Konuyu Sputnik'e değerlendiren AB Uzmanı Baydarol'a göre Viyana'nın girişimi "yükselen sağın tetiklediği faşizmin ürünü" olsa da başlı başına Türkiye'nin AB'de önünü kesecek güçte değil.

Türkiye ile aşırı sağın hükümete geri döndüğü Avusturya arasında ipler geriliyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile üyelik müzakerelerinin bitirilmesini savunan Halk Partisi lideri Sebastian Kurz'un başbakan olacağı yeni hükümetin programındaki 'AB'nin Türkiye ile müzakereleri kesmesi ve bunun için müttefikler aranacağı' ifadesi, Ankara'nın sert tepkisine yol açtı. İfadeyi 'talihsiz' ve 'basiretsiz' olarak nitelendiren Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, ayrımcılık ve ötekileştirmeyi temel aldığına işaret ettiği ifadelerden duyulan endişeyi dile getirdi. Sözleri ‘dostane olmaktan çok uzak' olarak tanımlayan Dışişleri Bakanlığı "Küresel düzeydeki sınamalar karşısında müttefikler aranacak yerde ülkemizin meşru haklarını hiçe sayma yolunda karşımızda ittifak arandığının hükümet programıyla ilanı siyasi ve diplomatik adaba da yakışmayan bir üsluptur. Türkiye'nin dostluğunu kaybetme sınırlarını zorlayan bu ifadeler hayata geçirilmeye çalışıldığında layıkıyla karşılıklarını bulacaktır" ifadelerini kullandı.

 

Söz konusu açıklamanın yarattığı gerginlik henüz geride kalmadan, Kurz bu kez de Türkiye ile AB arasında yürütülen müzakerelerin kesilmesi gerektiğini söyledi. Bild am Sonntag gazetesine verdiği röportajda Kurz, "AB'nin, Türkiye'de insan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesine karşı hiç bir olmamış gibi seyirci kalmasını kabul edemeyeceğini" belirtti. Avusturya ve Türkiye arasında süren gerilimi AB Uzmanı Can Baydarol, Sputnik'e değerlendirdi. Baydarol'a göre gerek hükümet programında tepki çeken bu ifade gerekse hükümetin sembolik Türkiye ve İslam karşıtı hamlesi, iki ülke arasında daha büyük gerginliklere yol açacak gibi görünüyor.

 

 

‘21'NCİ YÜZYILDA YENİ FAŞİZM DALGASI'

 

Baydarol "Avrupa'nın her yanında aşırı sağın yükselmesi var. Bunun da en büyük örneği Avusturya olarak karşımıza çıkıyor. Ancak Avusturya'nın gücü tek başına Türkiye'yle müzakerelerin askıya almaya ve Türkiye'nin önünü kesmeye yetmez. Orada asıl gücün Almanya olduğunu düşünmek lazım. Almanya Türkiye'yle ilişkilerini geliştirmek istiyorsa, çok kısa vadede tam üyelik gözükmesi de Gümrük Birliği üyeliğinin güncellenmesi söz konusu olacaktır. Almanya da bu işi Türkiye'ye karşı organize etmeye çalıştı. Aralık zirvesinin önemli bir tarih olması bekleniyordu ama Macron'un devreye girmesiyle ve Türkiye'nin ‘gözden çıkarılamayacak bir ülke olduğunun' gündeme gelmesiyle Almanya bu işi beceremedi. Avusturya'nın da böyle bir şeye gücünün yeteceğini düşünmüyorum. Ama tabii, bunlar hoş sinyaller değil; aşırı sağın yükselmesi 21'nci yüzyılda yeni bir faşizm dalgasını ortaya çıkarıyor" dedi.

‘SEÇİMLER ÖNCESİ TÜRKİYE'DEN DE AŞIRI MİLLİYETÇİ SÖYLEMLER ÇIKACAKTIR'

Türkiye'nin tavrının daha da sertleşmesinin muhtemel olduğuna işaret eden Baydarol "Türkiye'de de Cumhurbaşkanlığı seçimine gidiliyor. Bu süreçte, Türkiye'den de aşırı milliyetçi söylemler çıkması mümkün. Bu karşılıklı demeç savaşları liderlere oy kazandırsa da iki tarafın da zararına oluyor. Almanya'da bu hale gelmemizin de tarafların birbirine karşıtlık üzerinden yürüttüğü politikaların etkisi büyük. Tarafların karşılıklı olarak popülist çizgide seçmenlerin kulağına hoş gelse de kimsenin faydasına olmayan hareketler" ifadelerini kullandı.

Gerginliğin azalmasının ancak diplomasiye fırsat verilmesinden geçeceğini dile getiren Baydarol "Liderlerin nefes alması ve diplomasiye şans tanıması lazım. Ancak ben içinde bulunduğumuz ortamda diplomasiye de çok fazla şans kaldığını düşünmüyorum" diye ekledi.


Bu haber 875 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                                                   10 + 8 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Haberleri en çok nereden takip ediyorsunuz?

 

Pusula Gazetesi Haber Portalı © 2014 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Web Mail