Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
shopify stats
Ramazan Yaman
ULU KİŞİLERİN(!) BEĞENMEDİĞİ DİN!
05.06.2020

ULU KİŞİLERİN" BEĞENMEDİĞİ DİN!


Allah, dini eksiksiz bir şekilde tamamladığını söylüyor. Fakat bunu yetersiz gören birileri vardır!

Allah ile "Allah adına" mücadeleye girişirler! Tıpkı geçmiş vahiylerin muhatapları gibi, Allah'ın dinini (hâşâ) eksik ve noksan sayıp ona ekleme yaparlar!
Yahudiler böyle yapmıştır! Hıristiyanlar keza!
Zihin aynı zihindir! Çünkü Allah'ın mevcut ve eksiksiz olarak tamamlanmış olan dini onların vehimlerini, hayallerini, halüsinasyonlarını, toplumların üstünde sulta kurma ihtiyaçlarını, kısaca şeytanın fısıldadıklarını tatmin edecek bir formasyonda, içerik ve yetkinlik de değildir!

Hemen Allah'a kendi dininin (hâşâ) “eksiklerini” ve "arızalı" yönlerini saymaya koyulurlar!

"Dini tamamladığını söylüyorsun ama bizim mezhebin üstünlüğünü unutmuşsun!"
"Dini tamamladığını söylüyorsun ama bizim gibi efendilerin, gavsların, şeyhlerin, kutupların, azizlerin, cennette en baş köşeye oturacağını es geçmiş, bizi diğer “düz” ve sıradan kullarınla aynı düzeyde sınıflandırmışsın kur’an’ı kerim de!

Bizlerin Seninle özel olarak her daim görüştüğümüzü söylememişsin!"

"İmanın şartlarını saymışsın fakat; kader konusunu eklememişsin ve yarım kalmış! İnsanın cennete veya cehenneme gideceğinin kendi iradesine bağlı olduğunu sanıyor kur'an okuyan insanlar!"

"Bizim cemaatin fırka-i naciye, gayrısının fırka-i dalalet oldukları da güme gitmiş..!"

"Son elçiyle birlikte vahyin kesildiğini ve kimsenin vahiy almayacağını da dalgınlıkla (haşa) söyleyiverdin galiba! Bizlerin Seninle görüşme seanslarımızı Cibril, peygambere aktarırken unutmuş olmalı! Ya da Senin "Muhammed'den sonra çeşitli dönemlerde gavs, şeyh, kutup, mehdi vs. adı altında yeni rasüller gelecek!" diye gönderdiğin ayetini taşırken yolda Musa ve İsa ile karşılaşan Cebrail'in kafası karışıp "Sen son elçisin ve senden başka elçi gelmeyecek" diye değiştirmiş olması çok yüksek ihtimal!

"Yeryüzünün tasarrufunu bizlere verdiğini de söylememişsin! Bu da Cebrail’in işgüzarlığı olmalı!!!"

"Fakat biz senin yerine tüm bu eksikleri tamamladık! Şu anda dinin sahibi biziz artık! Dinin emin ellerde!

“Düz kullarının” hepsini yatak odalarına kadar dikizliyoruz! Kimin ne yaptığını senin adına takip ediyoruz! Olmadı kamera koyup gözetliyoruz! Cennete kimi alıp cehenneme kimi tıkacağını sana söyleyeceğiz! (Şefaat edeceğiz!) Sen her ne kadar ‘şah damarından daha yakın’ olduğunu söylesen de, biz bunun bir mecaz olduğunu, senin velilerin ve ahbapların olarak biliyoruz! Tüm mümin ve müminelerin dostun olduğunu söylesen de, koskoca Sen’in onlarla ne işi var! Bizler senin yeryüzündeki temsilcileriniz"

"İnsanlar kur'an'a bakınca, Hz. Muhammed'in de abd (kul) olduğu gibi bir kanaate sahip oluyor ve onun bile geleceği bilemeyeceğini zannediyor! Çünkü Sen oraya " Ben resullerin ilki değilim. Size yanımda Allah'ın hazineleri var' da demiyorum. Bana ve size yarın ne yapılacağını bilmem. Ancak bana vahyedilene uyarım" gibi ayetler yazdırmışsın! “Düz kullar”, bizim gibi seçilmiş, yüce, aziz, ruhban olmayanlar bunları okuyunca, peygamberi kendileri gibi bir beşer zannediyor ve dolayısıyla bizi de normal beşer kategorisinde değerlendiriyorlar! Fakat biz onu da düzelttik ve peygamberin bir insan olmadığını, her şeyinin ama her şeyinin bir insan formatında değil, sana ortak, seninle -et kemik hariç- aynı vasıflara sahip olduğunu söyledik ve kendisinin idrarının ve kanının dahi kutsal olduğunu, onu içenleri ateşin yakmayacağını dinin amentüsünün ucuna ekledik! Şimdi peygamberin yerine bizler geçtik! Ölüp gitti diye üzülmesinler ve onun varisleri olarak, hatta daha fazla özelliklere sahip yaratıklar olarak onların yanındayız! Onlara; “ şeyhinizi bir dakika seyretmek, Allah’a bin yıl ibadet etmekten daha evladır!” dedik! Yoksa bu “düz kullar”; “Kur’an’dan hesaba çekileceğiz!” gerekçesiyle bizleri iplemeyecekler ve dolayısıyla direk sana ibadet etmenin caiz ve hatta rızana daha uygun zannedeceklerdi!”

"Yine insanlar; 'Peygamberleri de hesaba çekeceğiz!' ifadesini görüyorlar kur'an da ve 'peygamber hesaba çekilecekse bizim gavs, bizim şeyhde çekilecektir' gibi imandan edecek düşüncelere sahip olabiliyorlar! Şeyhleri de normal insanlar gibi bir muameleye tabi tutacağını vehmedip, onları sorguluyorlar! Şeyhin eteklerine yapışıp, kibrit kutularına, şalvarlarının ceplerine doluşup sırattan bu şekilde geçebileceklerini (hikmetin gereği!) açık etmediğinden kafalarına şüpheler doluşuyor!"

"Peygamberin vefatından sonra kimimiz onun soyundan geldiğimizden mülhem, kimimiz rüyalarda, zuhuratlarda, o karışık, bizlere özgü hallenmelerde senin gönderdiğine inandığımız vahiyler doğrultusunda senin kullarının önüne geçtik ve senin yarım bıraktığın dini tamamladık! Anlaşılmayan yerler olursa uykuya yatıp, izbelere çekilip senin bize özel olarak gönderdiğin vahiyle tashih etmeye devam ediyoruz- edeceğiz!

"İnsanlar içinde bizim aracılığımıza başvurmadan, bizi hayasızca yok sayarak, sana dua edenler var! "Bir şey istediğinizde benden isteyin, duanıza icabet edeyim!" ifadesinin açıklığa kavuşması gerekiyordu! Onu da bir bakan-sekreter hiyerarşisi metaforuyla hallettik! Bir bakanın kıytırık sekreterine rica minnet yalvaranlar, bizim gibi uluhiyetin yeryüzü şubelerini nasıl ezer geçer?! Senin huzuruna çıkıp, dua yoluyla yalakalık yaparak seni kandırmalarının önüne geçmek için bunu yapıyoruz! Çünkü sen "merhametim gazabımı geçmiştir, sonsuz mağfiret sahibiyim" diyorsun ya; biz onların bunu istismar etmelerinden çekiniyoruz! Sonra bizim haberimiz olmadan seni kandırırlar ve cennete doluşurlar haşa!”

"Senin eksik bıraktığın her bir şeyi tamamladık! Dinin unuttuğun yerlerine yeni ilaveler yaparak senin "apaçık" dediğin ayetleri daha da açık hale getirdik! Kimi ayetleri de “düz kulların” anlayıp, biz sevgili dostlarını ezip geçip sana koşmalarını ve sana bizim aracılığımız olmadan ulaşmalarını engellemek için karmaşık hale getirdik! Yoksa bilip bilmeyen her kul, seni anlamaya ve sana aracısız ulaşmaya kalkardı! Bunu da ‘trafoya direk bağlanırsanız elektrik çarpar ve yanarsınız! Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır!’ gibi özdeyişlerle ve aforizmalarla hallettik!

Ayetlerde, bizlerin pozisyonları “düz kullar” la eşitlenmiş ve onlar gibi sıradan varlıklar olduğumuz gibi bir algı oluşuyordu!”

“Peygamberin pozisyonu ise ve bizlere ilişkin kur’an ile paralel duran bir tek sözünün olmaması ise apayrı bir sorun teşkil ediyordu! Onu da hallettik! Peygamberin biz ulu kişilere söylemesi gerekip de nedense unutup gittiği şeyleri rüyalarımızda ve bazı hallenmelerimiz de sorduk! Ona ulaşamadığımız yerlerde ölülere sorduk! Zaten bir maruzatımız olduğun da bizler “düz kullar” gibi kur’an’a soracak değiliz! Zira zuhurat ve rüya daha taze enformasyon kaynağıdır! Şimdiye kadar evliyaullah’dan ölü olanlar bizler hakkında hüsnü zanlarını bildirdiler ve tüm müşküllerimizi hallettiler!”

“Keçinin yediği o ayetlerin metni de bizce malum! Onu da gerekli yerlerde Nasuh-mensuhun konusu dahilinde günün şartlarına matuf olarak kullanmaya devam ediyoruz!”

İşte özetle uydurulmuş din zihniyeti bu! Fakat Allah bizlere seslenmeye devam ediyor!
Elyevme ekmeltü leküm dineküm! (Maide-3)
Bu sözü işitip idrak eden ve etmeye çalışan her "düz ve sıradan" kula, bin “ulu kişi” feda olsun!


Bu yazı 392 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Avusturya hükümetini ne kadar başarılı buluyorsunuz?

 

Pusula Gazetesi Haber Portalı © 2005 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Web Mail